ALEV ALATLI ve SİNAN ÇETİN
Son günlerdeki haberler bu iki insanımızı birlikte başlık yaptırdı bana...
Birbirlerini tanıyorlar mı bilmiyorum, ama beni ikisinin de tanımadığı kesin.
Alev Alatlı yazar. Kitapları var. Bir kısmını okudum. Ama bu birkaç gündür "Valla Kurda Yedirdin Beni " dilimin ucuna gelip gelip gidiyor nedense...
Zaman Gazetesinde yazıyordu uzun zamandır. O yazılarını okumadım hiç; okumak da istemem. Ama sansürlenen son yazısını okudum. Beğendim de... Demek ki Zaman Gazetesinin beğendiğini ben beğenmiyorum; beğenmediklerini de beğeniyorum. Zevk işte... Zevklerle renkler tartışılmazmış zaten. Hem ben gazetemi para verip almalıyım. Bedava dağıtılan bende kuşku uyandırıyor. Ya değersiz ya da başkalarının hakkı gibi çağrışımlar yapıyor bende.
|
Kategori:
Gündem
|
|
Arkadaşınıza bahsedin
Batır
Yorumlar
Başörtüsü ne dinin ne ahlakın ölçüsüdür. Aynı şekilde başı açık olmakta medeniyet ölçüsü değildir. Neyse bu değil mesele. Erkekler ne mi yapmalı? Dediğiniz gibi kadınlar üzerinden siyaset yapmayı bırakmalı. Bunun da yolu bu yasağın öyle veya böyle kaldırılmasıyla geçer. Çünkü baktığımızda laik kesim özellikle AKP'yi gereksiz konularda saldırması ve de halkın belli kesimini renci etmesi AKP'ye bu kadar güçlü bir iktidar kazanmasını sağladı. Onun için laik kesim AKP'nin kozlarını elinden almalı eğer gerçekten AKP'den daha çok bu ülkeyi düşünüyorsa ve her kesimi kucaklamalı. Eğer bu olmazsa AKP %60'la da gelir 10 yıl daha da kalır.
DEMOKRASİ KURALLAR REJİMİDİR.
Lokanta sahibi isterse müşteriler için de kural koyabilir. Örneğin : Eşsiz girilmez!" derse ben eşsizim ama gireceğim, özgürüm diye direnebilir misiniz? Ya da içkisiz lokantadır, illa içki içeceğim diye tutturacak mısınız?
Yapmayın, herkes istediğini yapmaya kalkarsa olur mu?
Hala erkeklerin yapmaları gerekenlere gelemedik. Hep kadınlar üzerinden siyaset yapılmıyor mu? Bu kadınlara haksızlıktır. Erkekler işin kolayını bulmuş. Bence herkes kendi yapması gerekenlerden söz etmeli. Zor ama bunu yapmalıyız. Ve hepimiz dürüst, ahlaklı, tutarlı , güvenilir insanlar olmalıyız. Kadın erkek ayırmadan. Başını örten ya da açık; erkek ya da kadın öyle ahlaksızlar var ki... Önce insan olmalıyız değil mi?
Çok doğru söylüyorsunuz. yorumları beğendim. Tartışmayı bilmeyenler kavga ederler.
Kadınlar kullanılıyor bence de... Kurallara herkes uymak zorundadır. "Ya bu deveyi güdeceksin, ya da bu diyardan gideceksin." Ülke insanını birbirine kırdırıp güçlerine güç, servetlerine servet katıyorlar. Ne yazık ki kadınlarımızın bir kısmı bunun farkında değil.
Herşey kurallarına göreyse eğer. AKP ve MHP anayasanın değiştirilemez maddeleri dışında istediği gibi değiştirir kimse gıkını çıkaramaz. Böyle birşeyi kabul edebilir misiniz? Alın size kural! Hem de anayasa! Böyle bir mantık olamaz.
Size bir soru. Halka açık bir restoranda sizi kıyafetinizden dolayı dışlayabilirler mi? Ama personel patron ne istiyorsa onu giyer. Yani "hizmet alan"a böyle bir sınırlama getiremezsiniz. "Hizmet veren"e ancak böyle bir uygulama yapabilirsiniz.
Dindarlıkla ilgili değilse kural tanımamayla, inatlaşmayla ilgilidir. O daha da kötü değil mi? Her yerin bir kuralı var, ya gitmezsiniz ya da kurallara uyarsınız.
Herkes istediği gibi davranırsa olur mu?
İkinci sınıf kompleksini de birileri kullanarak nemalanmaya çalışıyor. Sürekli biz ve ötekiler diyerek insanları birbirlerine düşürmenin hiç kimseye yararı yok. Dışta çarpışırken, içte de çatıştırmaya çalışıyorlar. Böl ve yönet politikası... Oyuna gelmek üzereyiz. Dikkat! Kimsenin ekmeyine yağ, hem de tere yağ sürmeyelim. Maşa olarak kullanmak istiyorlar, uyanmak zorundayız.
Diyelim ki türbanlı dindar kızımız Polis Akedemisine gitmek istedi. Türbanlı polis mi olacak? Ya da farklı inançda olan biri inancına göre mi giyinecek.
Yapmayın bunun sonu gelmez.Sorunun çözümü laiklikte. Laiklik tüm dinlere aynı uzaklıktadır. Hepsinin güvencesidir. İnanmayanların da... Sadece üniversitede türban taksınların geçerli hiç bir yanı yoktur.
Futbol oyununun bile belli kuralları var.
Hala erkeklerin dini inanç gereği ne yapmaları gerektiğini yazmadınız.Bekliyorum.
Not: Necip Hablemitoğlu'nun Köstebek isimli eserini okumanızı öneriyorum. Bilgilenmek adına. Türbanın neyin aracı olarak kullanıldığını anlamanız adına.
Hiç kimse "dindarlığın" ölçüsünün türban olduğunu iddia etmedi, edemez de. Çünkü o zaman her "türbanlı"ya dindar gözüyle türbansızları da dinsiz gözüyle bakmamız gerekir ki böyle bir saçmalık olamaz. Türban meselesi de birkaç "dindar türbanlı"nın cümle aleme dindarlığını gösterme şımarıklığı meselesi değildir! Mesele başörtülü insanlara 2.sınıf insan muamelesi yapılıp üniversite kapılarında "kamusal alan"a alınmaması meselesidir.
Evet çok güzel demişsiniz. Askerimiz şehit düşerken biz türbanı tartışıyoruz. Neden mi? Çünkü bir şehit anasının kızının diploma törenine gitmesine kamusal alan diyerek engelleyen zihniyeti istemiyoruz. Çünkü mini etekliyle başörtülüsü sokakta kol kola gezerken üniversiteye niye giremiyor? Sokaklarda çatışma mı yaşanıyor? Baskı mı yapılıyor?(istisnalar olabilir gerek başörtülüler için gerek örtüsüzler için de). Eğer gerçekten bazılarının "gizli niyet"leri "projeleri" varsa bile toptan bunu yasaklayarak marjinalleşmesine yol açmak daha mı doğru? Kanayan yaraya tuz basıp geçmek tedavi midir?
Din sadece üniversiteli kızlara mı? Ya ERKEKLER?
Peki dindar kızlarımız türban taktılar diyelim... Dindar erkeklerimiz dindarlığını nasıl kanıtlayacak? Lütfen biraz da erkeklerin yapması gerekenleri anlatın. Çok merak ediyorum. Bir süreliğine kızları bırakıp erkeklerin durumunu konuşsak diyorum. Kadınlar çok konuşulmadı mı? Dindar üniversiteli erkekler kendileri için bir şey istemiyorlar mı? EŞİTLİK İSTİYORUZ ONLARA DA...
Ülkemizin bölünmesi için uğraşanlar var. Zor günlerden geçiyoruz sevgili Mutlutürk... Kahraman Mehmetçiğimiz karda kışta bölünmememiz için Kara Hareketını Başlattığı gün Yangından Mal Kaçırırcasına Türban Yasasını imzalamanın anlamı ne?
Din çok önemli. Dini kendi çıkarları için kullananlar dinimize saygısızlık etmiyorlar mı? Onların sorunu türbana indirgedikleri din değil, yaklaşan yerel seçimler. Türbanı araç olarak, hem de çok kötü bir şekilde kullanıyorlar. Dini üniversiteye hapsediyorlar. Öncesi ve sonrasındakileri dinsiz mi sayacaklar. Dinin bütün o güzel kurallarını bir kenara atıp, askerlerimizin şehit düştüğü bir anda bile türban da türban demenin başka ne anlamı olabilir ki?
ABD İLE BİRLİKTE İSLAMI ILIMLI YAPACAKLARMIŞ. Bu sadece ılımlı ılımlı türban takarak Müslümanlaşacağımız anlamına mı geliyor? Erkeklerin dindarlığı, üniversitede kızlarımızın başına türbanı takınca tamamlanıyor mu? Yağma yok, bu iş bukadar basit değil. Sorumluluktan kaçamayacaksınız sayın erkekler. Biraz cesaret siz de bir şeyler yapın. Kadınları kullandığınız yeter!
Yani herkes "laik" olursa ülke bölünmeyecek! Herkes aynı şeyi düşünmezse "ülke bütünlüğü" korunur! Başörtülüleri üniversite ve "kamusal alanlara" almamak "ülke bütünlüğünü" korumak demek mi? Neden mi böyle düşünüyorum? Çünkü bu ülke "dinciler"den çok "laikçilerden" "sözde Atatürkçülerden" çekiyor. Çünkü "dinciler" "dindarların" arasında azınlıkken, "gerçek Atatürkçüler" diğerlerinin yanında azınlık kalıyor, daha kötüsü diğerlerine uyuyor.